• Ayşe Teyze ve Ramazan Ayı


    Ramazan ayının ilk haftası, salgınla geçirdiğimiz ilk Ramazan’dı.

    Ailecek Ramazan ayının heyecanını buruk da olsa yaşamaya çalışıyorduk. Teravih namazlarını evde kılıyor, çocuklarımızla yaptığımız sohbetlerle bir nebzede olsa Ramazan’ı yaşamaya çalışıyorduk.


    O gece sahur ve sabah namazının akabinden sonra uyuduğumda gördüğüm o korkunç rüya ile kan ter içinde uyandım.

    Rüyamda beni; ağzını zor görebildiğim derinlikte bir kuyunun içerisine bırakıyorlar ve komşusu açken tok yatan bizden değildir diye kuyunun ağzından haykırıyorlardı.


    Birkaç gün daha bu şekilde devam etti, her gün atıldığım kuyu biraz daha derinleşiyor, komşusu açken tok yatan bizden değildir diye haykıranın sesi daha da sertleşiyordu.

    Bu normal bir rüya olamazdı, mutlaka etrafımızda ihtiyaç sahibi birileri vardı, bu rüyanın bir anlamı olmalıydı.
    Üç katlı apartmanımızda bizimle beraber in iki aile oturuyordu.


    Tek tek ailelerin listesini yaptım, acaba aynı apartmanda oturduğumuz komşularımızdan birisi ciddi bir sıkıntımı yaşamaktaydı diye düşünmeye başladım. Zaten kendi apartmanımız dışında ki komşularımızı da çok fazla tanımıyordum.

    Komşularımın kapısını çalıp, herhangi bir sıkıntılarının olup olmadığını sormaya da cesaret edemedim, zira yanlış anlaşılabilirdi. Komşularımız bildiğim kadar kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar ekonomik imkanlara sahipti, hepsinin ailesinde eve ekmek getirebilen çalışan para kazanan insanlar vardı, birkaç aile de yaşlı ve emekli idi.

    Ama gördüğüm rüya da boş olamazdı.

    Aynı binada oturduğumuz ve ekonomik olarak en düşük seviyede olduğuna inandığım komşularımdan başlamaya karar verdim.


    Yazının devamı için görsele t.klayarak ilerleyiniz.

    Fotoğraf: 1 / 5